YOLİSLAM......

islami paylaşımlar, şiirler, islami yazı.......
 
AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Sünnetleri Terk Etme Yanılgısı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SevdaLinka
Moderateur
Moderateur
avatar

Mesaj Sayısı : 169
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 16/02/08

MesajKonu: Sünnetleri Terk Etme Yanılgısı   Ptsi Şub. 18, 2008 6:02 am

Sünnetleri Terk Etme Yanılgısı

İslam ahlakına göre sünnetleri terk etmek, büyük bir yanılgıdır. Bu yanılgıya düşen kişiler, mühtedi Profesör Muhammed Esed'in örneği ile, bir köşke girmek isteyen fakat, kapısını açabilecekleri anahtarı kullanmayı istemeyen kimselere benzemektedirler.

İmam Malik de Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetlerini Hz. Nuh'un gemisine benzetmiş ve "Kim ona binerse, kurtulur, kim binmezse boğulur" (Süyuti, Miftahu'l Cenne, s. 53-54) demiştir.

Peygamber Efendimiz (sav)'in ALLAH yolundaki ümmetine bıraktığı emir ve yasakları yani sünnetleri ise Kuran'da "hayat verecek şeyler" olarak şöyle haber verilmiştir:

"Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, ALLAH 'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak ALLAH , kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız." (Enfal Suresi, 24)

Büyük İslam Alimlerinin Ehl-i Sünnet Konusundaki Görüşleri

İmam Gazali

"Müslümanlık ünvanında dediğimiz gibi, marifetin hakikatında bir numune (ALLAH 'ı tanımanın özünde bir örnek ve bir delil) ve nişan vardır, bunu ehli olan anlar. Dünya ile alakası olmayanlar, onunla uğraşmayanlar ve ömründe ALLAH 'ı aramak ve istemekten başka bir şeyle uğraşmayanlar hariç, bunun hakikatını kimse arayamaz. Bu da zor ve uzun bir iştir. O halde herkesin gıdası olana işaret edelim. Bu da Ehl-i Sünnet itikatıdır. Bu itikadı kalbinde bulunduranlar için bu itikat, saadet ve kurtuluş tohumu olacaktır." (Kimya-yı Saadet)



İmam-ı Rabbani

"... Yetmiş üç fırkadan her biri tek tek, dine tabi olduklarını iddia edip kendilerini necat (kurtuluş) bulan zümreden sayarlar. "... Her fırka ellerindeki ile böbürlenir. (Mü'minun Suresi, 53) mealindeki ayet onların halini doğrular. Resulullah Efendimiz (sav)'in beyan buyurduğu, fırka-i naciyeyi (kurtulanlar topluluğu) diğerlerinden ayırt eden özelliği Peygamberimiz (sav) şöyle açıklıyor: "... Onlar, ben ve ashabımın üzerinde bulunduğumuz hal üzerinde olanlardır." Resulullah Efendimiz (sav)'in kendisini anlatması yeterli iken, ashabını da zikretmesi şu manaya gelmektedir: "Benim yolum ashabımın gittiği yoldur. Kurtuluş yolu, onların yoluna tabi olmaya bağlıdır.”" (Mektubat-ı Rabbani)

Abdulkadir Geylani

"Kuran ile amel etmek seni Kuran'ın mevkiine yükseltir, oraya oturtur. Sünnet (Peygamberimiz (sav)'in hadisleri) ile amel etmek seni ALLAH 'ın Resulü Peygamber Efendimiz (sav)'e yükseltir. Resulullah (sav), kalbi ile ve manevi himmetiyle, ALLAH dostlarının kalbi çevresinden bir an bile ayrılmaz. ALLAH dostlarının kalplerini güzelleştiren, kokulayıp buharlayan odur. Onların özlerini tasviye eden, menfi duygulardan temizleyen ve tezyin eden odur." (Fethü'r-Rabbani)

Nakşibendi Hazretleri

Nakşibendi Hazretlerinin hayatı boyunca savunduğu hakikat, ALLAH 'ın kitabına sarılmayanların ve Peygamber Efendimiz (sav)'in emirlerini yerine getirmeyenlerin kurtuluşa erişemeyecekleridir. O'na göre bir kişi, kitap ve sünnetin çizdiği daireden çıkmamalıdır. Bu çizgiye uymayan kişiye uymak doğru değildir. Çünkü İslam ahlakı Kuran ve Hz. Muhammed (sav)'in sünneti ile hayat bulur. Nakşibendi Hazretleri bir eserinde Resulullah (sav)'a bağlılığını şöyle ifade ediyor:

"Bir iş ki Resulullah (sav) yapmıştır, aynen ben de öyle amel ettim ve hiçbir sünneti ihmal etmedim. Hepsini yerine getirdim ve neticesini buldum. Kendimde onun eserini gördüm.”

Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretleri

"Var olduğun müddetçe, ALLAH 'ın emir ve yasaklarına iyi yapış. Size ALLAH 'ı çok anmanızı, O'na sığınmanızı, geçici dünyaya gönül vermemenizi, devamlı ve sonsuz olan ahirete çok rağbet etmenizi, ölümü, kabirdeki yalnızlığı, hesap gününe tam olarak hazırlanmayı, sünnet-i seniyyeye yapışmayı, bid'atlardan (dine sonradan girmiş yanlış adetler) yüz çevirmeyi, Müslümanların başarısı için dua etmeyi tavsiye ederim." (Mevlana Halid'in Diyarbakırlı bir yakınına yazdığı mektuptan)

Bediüzzaman Said Nursi

"Sünnet-i seniyyeye tabi olmak mutlaka çok kıymetlidir. Özellikle bid'atların çoğaldığı zamanda sünnete tabi olmak çok kıymetlidir. Özellikle ümmetin fesadı zamanında (karışıklık döneminde) sünnet-i seniyyenin adabına uymak mühim bir takvayı ve kuvvetli bir imanı oluşturuyor." (Lemalar, s. 48)

"Velayet (üstün ahlaklı ve veli karakterli olmanın) yolları içinde en güzeli, en doğru yolu, en parlağı, en zengini, sünnet-i senniyeye tabi olmaktır." (Mektubat, s. 495)

"Yaratıcımız bize en büyük öğretmen ve en mükemmel üstad ve şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehber olarak Hz. Muhammed'i tayin etmiştir. Ve son elçi olarak göndermiştir." (Asa-yı Musa, s. 34)

Müslümanların Yapması Gerekenler

ALLAH 'ın Kuran-ı Kerim'de "...sen büyük bir ahlak üzerindesin" (Kalem Suresi, 4) buyurduğu, Hz. Ayşe validemizin "Onun ahlakı Kuran'dan ibarettir" dediği Resulullah (sav)'in söz ve davranışları insanlar için hikmetli bir model teşkil eder. Peygamberimiz (sav) örnek alınmadığı takdirde güzel ahlaktan uzak kalınır. Bu nedenle ALLAH (cc) korkusu ile hareket eden ve ALLAH (cc)'ın hoşnutluğunu kazanmak için çaba harcayan kimse, Peygamberimiz (sav)'in sadık bir takipçisi olur, ahlaken ve imanen Peygamberimiz (sav)'e benzemeye çalışır. Peygamberimiz (sav)'e benzemek ise ancak Kuran ahlakına tabi olmakla ve sünnet-i seniyyeden ayrılmamakla mümkündür. Bir ayette Peygamberimiz (sav) hakkında şöyle buyrulmaktadır:

"Onlar ki yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye uyarlar; o onlara marufu emrediyor, münkeri yasaklıyor, temiz şeyleri helal murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır." (Araf Suresi, 157)

Salih müminlerin yapmaları gereken, Peygamberimiz (sav)'in kendilerini hayat verecek bir yola davet ettiğini bilerek, onun yoluna uymaları ve sünnet-i seniyyeyi kendilerine bir rehber olarak görmeleridir. Çünkü ancak Kuran ayetlerine katıksızca iman edildiği ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetlerine kararlılık ve şevkle uyulduğu takdirde İslam ahlakı tüm dünyaya yayılarak hakim olabilir.

"Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile." (Saff Suresi, 9)

"Kim, sünnetimi ihya ederse, beni ihya etmiş olur. Kim beni ihya ederse cennette benimle beraberdir." (Tirmizi)

İbnu Abbas'dan rivayet edilmiştir: "Her çalışanda bir şevk mevcuttur, her şevkin de bir sonu vardır. Kimin şevkinin sonu sünnetimde kalırsa doğru yoldadır. Kim de hata eder (sünnetimin haricinde kalır) ise o da sapıtmıştır." (Kütüb-i Sitte, Hadis No: 83)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Sünnetleri Terk Etme Yanılgısı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YOLİSLAM...... :: KURAN VE EFENDİMİZ (sallallahualeyhivesellem)... :: Hz. Muhamet Musatafa (s.a.v) :: Sünnetleri...-
Buraya geçin: